![]() |
||||||||||||||||
|
Hangi Amaçla Neler Yapmalıyız? İstekli ve muktedir insanların, yani dünkü Kurtuluş Savaşı’na soyunanların bugünkü temsilcilerinin teşkilatlanmalarındaki amaç, ülke bütünlüğü ve laiklik diyebileceğimiz iki temeli koruyarak, kalkınma, sosyal adalet ve demokrasi diyebileceğimiz üç doğrultuda, mümkün olan en büyük hızla gelişme sağlamaya çalışmak olmalıdır. İlk bakışta herkesin söyleyebileceği genel ve yuvarlak sözler gibi gözüken bu ifade, en ağır yarayı ne yazık ki, bunları genelde herkesin söyleyip çok az kişinin gereğince davranmasından almıştır. O yüzden de, bu amaç doğrultusunda somut mesafe almanın çetinliği, yalnızca işin kendi zorluğundan ve içinde bulunduğumuz koşulların ağırlığından değil, aynı zamanda en önemli toplumsal değerlerimizin geçmişte sorumsuzca kullanılıp yıpratılmasından kaynaklanmaktadır. Günümüze dek bu değerlerle ilgili o kadar çok konuşulup o kadar az şey yapılmıştır ki, bundan sonra insanların bu amaçlara gerçekten bağlılığını kanıtlamaları ve kitleleri inandırabilmeleri için, hak ettikleri kadar dahi konuşmaksızın durmadan çalışmaları ve çalışmaları gerekmektedir. Durmadan çalışmak, insan gücü niteliğimizdeki noksanlıkları gidermek, asıl düşmanımız olan yoksulluğu ve adaletsizliği yenmek, ülkemizi ileri çağdaş dünyada yaşanan köklü refah ve yüksek teknoloji düzeyine taşımak, hele bugün dünyada karşı karşıya kaldığımız yalnızlık içinde, elbette çok büyük sıkıntılara katlanmamızı zorunlu kılacaktır. Bunu başarabilmenin birinci koşulu ümitsizliğe kapılmamak, ikinci koşulu da dalkavukluk ve yaranma duygusuna esir olmadan bu sıkıntılardan geçmemiz gerektiğini halka dosdoğru söylemektir. Ancak başarının üçüncü ve belki en önemli koşulu ise sıkıntıların da ve buna katlanarak hasıl edilecek refahın da, adaletli biçimde paylaşılacağına halkın gerçekten inandırılmasıdır. Hiçbir yuvarlak söz, hiçbir duygusal nutuk, hiçbir parlak vaat bu koşulun ve gereksinmenin boşluğunu dolduramaz. Bunun yanı sıra, artık tanım, kavram ve yöntem tartışmaları ile kaybedecek zamanımız da yoktur. Bunlara ilişkin çözümlerin, işe kalkışan insanlarda mevcut bulunduğu varsayılan vasıflar çerçevesinde ve eylem içinde sağlanacağına inanmak zorundayız. Koşullarımızın gerektirdiği davranış zorunluluğunu ve ataklık ihtiyacını dilimizde çok iyi tanımlayan bir söz vardır; göç yoldayken düzelir! Başlıca dört alanda belirtilen amaca dönük çalışmaları başlıca dört alanda ve biçimde sürdürmek gerekir. Bunlar, sorunlarımız için uygulanabilir çözümler üretmek, ülke sorunlarını göğüsleyecek nitelikli kadrolar yetiştirmek, sahada bilfiil toplum hizmeti yapmak ve Cumhuriyetçi seçmen dayanışmasını güçlendirmektir.
|
|||||||||||||||
|
||||||||||||||||
|
|
||||||||||||||||